|
Maalesef bunun reçetesi tek, büyük şehirleri terk etmek.
Zaten bunun için bilerek yapıyor ibneler (benden duyduğunuzu kimseye söylemeyin, yakmayın beni de). Hatta onu bırak, çok çok çok büyük yerlerdeki bazı ibne ekonomistler, ki bunlar bakandan da büyüktür (işleri bakana, başbakana öğüt vermek çünkü, bakan gider bunlar kalır yine şatolarındaki şömineli ofislerinde) asgari ücretin yüksek olduğunu düşünüyorlar.
Yani bırak arttırmayı, bu ibnelere kalsa düşürecekler bile... Soruyorsun, "Pekiyi neden?" diye, "Bu paraya İstanbul'da yaşanır mı?" diye... İbnecinin cevabı hazır, "İstanbulda yaşanmaz ama, Anadolu'da çok rahat yaşarsın!". Vay babam vay, alem göt olmuş sevgili okuyucular. Nüfusu 20 milyona yaklaşan İstanbul'u böyle tenhalaştırmaya çalışıyorlar akılları sıra. Öyle ya, bu asgari ücret denen bok, bütün Türkiye'de aynı, ama hayat bir tek İstanbul'da bu kadar pahalı.
Bir de bir yol vardır, para basmak, Refuck-Kol'un yaptığı. Kısa vadede nefes aldırır, bir sonraki seçimi kazandırır, ama daha sonra ekonomiyi siker atar. Ki sikmiştir. Bugünkü sıkıntımız aslında o günlerden mirastır. Chiller monetaristti, bas parayı, bas parayı çöz sorunu derdi. Bu yöntem o yıllarda popülerdi ama son kriz gösterdi ki, monetarizm de, ağababası rahmetli Friedman da AA'yı gördü... Evet, o zamanlar güzeldi. Am üstünde göt sikiyorduk, çünkü ekonominin tepki vermesi zaman alır. Bugün boynumuza kadar içine baktığımız bok, o günlerin mirasıdır bize. Ancak suçlu olan hükümet değil, onun kuklası o zamanın MB başkanıdır. MB başkanı bağımsızdır kanunen, "para bas" denince siktiri çekebilir, çekmesi gerekir. O ibne çekmemiştir. Lan onlar siyasetçi, elbette oy almak için ekonomiyi sikip atacaklar, ne sen bok yemeye uydun onlara? uydun da karşılığında ne kazandın kim bilir?
Off off, efkarlıyım...
|