Cep telefonunun Türkiye'de ilk çıktığı zamanlardı. Daha cep telefonları ilkokullarda ''iletişim yöntemleri'' dersi başlığı altında fakstan ve hatta dumanla haberleşmeden bile sonra geliyordu. Cep telefonu sadece Tansu Çiller'de ve bende bulunuyordu. Henüz ATV ''uçan araba'' haberlerine girmemiş, Ali Kırca ''pamuk dede'' olmamış, Türkiye İzel-Çelik-Ercan kabusundan yeni uyanmıştı.
İşte keman kaşlı Özlem Yıldız'ın, Vatan Şaşmaz ile reklamlarda telefonlara ip bağlayıp uçurduğu bu zamanda, Philips Savy marka bir telefonum vardı. Bataryası; birbirine bantlanmış 4 tane şarj edilebilir pilden oluşan bu güzel telefon sarı-siyah gibi uçuk bir renge, Ajda bardak gibi ipince bir bele ve Zeytinburnu apaçisi kızlar gibi de yayvan bir göte sahipti.

O zamanlar kot pantolonumun arka cebinde muhafaza ettiğim bu alet(!) bugün ibne olmamda çok büyük bir rol oynamıştır. Teşekkürler Philips. Seni Savyyorum.